Kuzey’in Venedik’i olan St. Petersburg, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alıyor. Dünyanın en çok müzesine sahip olan şehir, Avrupa’dan gelen birçok mimar ve sanatçıların tasarladığı eserler ile renklendirilmiş. Ancak tabii ki şehrin mimarisinde Rus esintileri de yer alıyor. Kendinizi bir masalın içinde hissedeceğiniz bu şehir Sevgililer Günü’nde gidilebilecek ideal yerlerden.

st-petersburg

Dünyanın en büyük caddelerinden biri olan Nevsky Caddesi, tarihi binalar, meydanlar, kanallar ve heykeller ile donatılmıştır. Son derece etkileyici olan bu cadde aynı zamanda şehrin alışveriş, kafe, restoran ve gece kulübü merkezidir.

St.Petersburg’un en büyük ve bilinen müzesi Hermitage, Saray Meydanı’nda yer alıyor. Hermitage Müzesi’nde çar ve çariçelerin eşyaları, vazolar, halılar, tahtlar gibi üç milyondan fazla eser sergilenmekte. Barındırdığı tablo koleksiyonu sayısıyla Guinnes Rekorlar Kitabı’na giren müzede Leonardo Da Vinci, Rembrandt, Raffaello, Michelangelo ve Van Gogh’un eserleri de bulunuyor. St. Petersburg’da Hermitage Müzesi’nden başka 300’den fazla müze var.

Yapımı 40 yıl süren ve kubbesi 100 kilo saf altınla kaplanan İsaac Katedrali mutlaka görülmesi gereken yapılardan. Nevsky Caddesi’nde bulunan Kazan Katedrali ve Vladimirskiy Katedrali mimarileri ve duvarlarını kaplayan resimlerle görülmeye değer yerlerden. Ayrıca St. Petersburg’un simgelerinden biri olan Kurtarıcı Kilisesi’ni de mutlaka görmelisiniz.

Yüzlerce köprü ve kanallar ile birbirine bağlanan bu şehre gelmişken mutlaka bir nehir turu yapmalı, Vassilevsky Adası’ndaki şık restoranlardan birinde yemek yemeli, bale ve opera eserlerinden birini izlemelisiniz.

St. Petersburg’un bir başka özelliği ise, dünyaca ünlü Rus yazarların burada yaşamış olmasıdır. Dostoyevski’nin “Suç ve Ceza”, “Beyaz Geceler” ve “Karamozof Kardeşler”i bu şehirde yazılmıştır ve evi şuan müze olarak kullanılmaktadır. Gogol, Anna Akhmatova, Rimsky-Korsakov ve Puşkin de bu kentte yaşamıştır. Puşkin Müzesi de ziyaret edilmesi gereken yerlerden biridir.