Bergama-TiyatrosuTarihi milattan önceye dayanan, uygarlık tarihinin en eski yerleşim yerlerinden biri olan Bergama Antik kenti, eşsiz doğası ve şifalı doğal kaynakları ile Türkiye’nin görülmeye değer yerlerinden. Tarih boyunca birçok uygarlığın hüküm sürdüğü bölge, konumuyla da Ortaçağın önemli stratejik noktalarından biri.

Kuruluşundan bu yana bilim ve kültür alanında birçok olaya tanıklık etmiş kent, Anadolu’da tıp biliminin ilk örneklerinin görüldüğü yer olarak biliniyor. Tıpta kullanılan ilk aletlerin Bergama ve Civarında bulunması da bunun bir kanıtı gibi.

Bergama, Helen, Roma ve Bizans dönemlerinin önemli anıtsal eserlerini barındırmasıyla Hellenistik dönemin kültür ve sanat merkeziydi. Dönemin sağlık ve şifa merkezi olarak da önem taşıyordu. Tıp ve eczacılık bilimlerinin simgesi olan yılanın yer aldığı tarihteki ilk büyük hastane olan Asklepion’a ev sahipliği yapan kent, aynı zamanda ilk kez psikoterapinin yapıldığı ve ilk defa afyon tarzında ilaçların hazırlandığı bir sağlık şehri olma özelliği taşıyor.

Meşhur kütüphanesinin yanı sıra Bergama’da eski zamanlardan ve Arkaik dönemlerden kalma birçok kalıntı gezilecek yerlerin başında geliyor. Kente gelmişken Bergama Kütüphanesi’nin kalıntılarını görmeden olmaz. Bu kütüphanenin en büyük özelliği, Antik Çağ’da, İskenderiye Kütüphanesi’nden sonra ikinci büyük kütüphane olması. Bunlar dışında Kızıl Avlu, Akropol, Asklepion, Bergama Müzesi, Roma Tiyatrosu, agora, Kibele Tapınağı, Kleopatra Güzellik Ilıcası, Kral sarayları ve Dionysos Tapınağı bölgede görülmesi gereken yerler arasında yer alıyor.

Özellikle bilimsel ve kültürel anlamda ilklerin şehri olarak bilinen Bergama, ilk Asya Kütüphanesi, İlk büyük hastane, İlk doğal ilaçlar, İlk doğal tedavi (Müzik,tiyatro, spor, güneş ve çamur ile) gibi uygulamalarıyla öne çıkıyor.Tarihsel geçmişi ile UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Aday Listesi’ne de adını yazdırmış olan kent, İzmir gezilecek yerler listesinde ilk sıralarda yer alıyor.

Asklepion MÖ. 4. Yüzyılda kurulmuş sağlık merkezi, Antik dönemin en büyük kültürel mirası olduğu kadar tarihteki ilk büyük hastane olmasıyla öne çıkıyor. Akropol’e 820 metre mesafede bulunan Asklepion, uygulamalı tıp alanı olmasının yanı sıra gelişmiş bir şifa merkeziydi. Akdeniz ve Ege’nin dört bir yanından insanlar şifa bulmaya buraya gelirdi. Bu yerleşim alanında hastane dışında bir kütüphane, ve amfi tiyatroda yer almaktadır.

Kızıl Avlu (Red Basilica) “Mısır Tanrıları Tapınağı” olarak da adı geçen Kızıl Avlu, Bergama’nın en büyük antik yapısı olma özelliğini taşıyor. Baalbek veya benzeri devasa tapınaklardan çok büyük alana sahip Kızıl Avlu, 60 X 26 metrelik ana binasıyla dikkat çeker. Duvarları ve galerileri mermer bloglarla kaplıdır. Ana binanın altından geçen ırmağın muhtemel taşkınlıklarını önlemek amaçlı yapılmış ve hala işlev gören galeriler gerçekten görülmeye değerdir. Mısır yeraltı tanrısı Serapis ve onunla ilişkili İsis ile Harporakes’e ithafen inşa edilmiş yapı, İlk 7 kiliseden biridir. Osmanlı döneminde kuzeyinde bulunan küçük yapı sie camiye dönüşmüştür.

Akropol İki yerleşim merkezine sahip Pergamon medeniyetinin yerleşkelerinden biri Akropol’dur. Burası gymnasium, stadium, Zeus sunağı, yukarı agora, Dünyanın en dik tiyatrosu, Dionysos tapınağı, Athena kutsal alanı, kral sarayları, Traian tapınağı gibi tarihi yerlere ev sahipliği yapmaktadır.Akropol

Tanrılar Tanrısı Zeus’a ve kızı Athena’ya adanmış Zeus Sunağı, Agora’nın sol tarafında yer almaktadır. 2. Eumenes döneminde MÖ 164 – 156 yılları arasında yapılmış olan sunak, etkileyici bir zafer Anıtıdır. Tapınağın duvarları Olympos tanrılarının titanlarla mücadelesini, Bergama krallarının zaferlerini anlatan kabartmalarla süslüdür. Yapının üstü açık, orta bölümünde bulunan sunağa ulaşmak için 20 basamak merdiven çıkmak gerekliydi.

Bu eşsiz tapınak, 1878 – 84 yılları arasında, Sultan 2. Abdulhamit’in çıkardığı yasalar sayesinde arkeolog Carl Humann tarafından parçalar halinde Almanya’ya taşınmış olup, günümüzde Berlin Pergamon Müzesi’nde görülebilir.

Kozak Yaylası Ege Bölgesi’nde İzmir şehri sınırları içinde Bergama-Ayvalık arasında yer alan Kozak Yaylası, kentte görülmeye değer yerlerden biri. Bergama’ya 20 km uzaklıkta olan yayla, çam fıstığı ve dokumaları ile ünlü olup yayla turizmi ve trekking’e ilgi duyanlar için ideal bir durak.kozak1

Bergama Kütüphanesi Akıl ve bilgelik tanrıçası Athena’nın kutsal alanı üzerine kurulu olan Bergama Kütüphanesi, ilk Asya kütüphanesi olmasıyla dikkat çekiyor. MÖ 2.Yüzyılda krallığın dört bir yanından gelen kitap rulolarıyla gittikçe büyüyen kütüphane, İskenderiye’den sonra dünyanın en önemli ikinci kütüphanesi olmayı başarmıştır.

Traianus Tapınağı Kütüphanenin kuzey tarafında bulunan Traianus Tapınağı ise görülmeye değer bir başka yer. Buranın Akropol’ün en yüksek noktası olduğunu söyleyebiliriz. Burada ayrıca MÖ 3. Yüzyıla ait depolar yer alıyordu. Tahıl ve birçok erzak dışında mancınık gülleleri bu depolarda saklanırmış.

Bergama Tiyatrosu En güzel erken dönem tiyatrolarından biri olan Bergama Tiyatrosu, 10.000 kişilik izleyici kapasitesine sahip görkemli bir yapı. Tiyatronun bitişiğinde bulunan Dionysos Tapınağı’nın girişini kapatmamak adına burada portatif bir sahnesi vardı. Dünya tarihinin ilk ahşap sahneli tiyatrosu olan yapı, geniş terasıyla da oldukça dikkat çekmekteydi. 250 metreyi aşkın terası, Akropol’ün en uzun ve güzel gezi alanı olarak ilgi görmekteydi.

Roma döneminde yapılmış anfi tiyatrosu ise Antik Çağı’ın Anadolu’da görülebilecek en güzel üç amfi tiyatrosu arasındadır.

Bergama Müzesi Bergama Müzesi şehirde görülmesi gereken önemli yerlerden biridir. Müzenin Etnografya bölümünde bölgeye ait halı, kilim (Yuntdağ, Yağcıbedir, Kozak Bergama dokumaları), kumaş dokuma örnekleri, el işlemeleri ve Anadolu’nun diğer yörelerine ait el emeği eserler görülebilir.